Karalahana.com! Laz uşaklarının gayrıresmi web sitesi

 

|  Mail gönder Sık kullanılanlara ekle  ENGLISH
 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

 AMASYA
 BARTIN
 BOLU  

Kafkasya ve  Karadeniz Havzası Politika - Strateji konulu makaleler
Kafkasya ve Karadeniz Havzası Politika - Strateji konulu makaleler

 KARADENİZ MUTFAĞI

 KARADENİZ MÜZİK

 KARADENİZ TARİH

 KARADENİZLİLER: KİM KİMDİR

 KARADENİZ BÖLGESİ

 KARADENİZ FORUM

 EDİTÖRDEN

KARADENİZ GAZETELERİ

 

 ARTVİN SİTELERİ

 ORDU SİTELERİ

 BAYBURT SİTELERİ

 SİNOP SİTELERİ

 BATI  KARADENİZ SİTELERİ  

Yeni Ansiklopedi: Kim, nedir, nasıl, neden, nerede, niçin sorularına cevap bulun! BİLİM, TEKNOLOJİ, COĞRAFYA, TARİH, KÜLTÜR, SANAT, YAŞAM, Sağlık, hastalıklar, tıp, bilgisayar, hukuk, teknoloji, eğitim, biyografiler, tarih, coğrafya, fen bilimleri

Karalahana Fotoğraf Galerisi açıldı

tarim-aletleri.jpg

Folklore and Ethnographic materials

pekmez-yapimi-lazlar.jpg

Pontic Cuisine

Shiran.jpg

Old Postcards of Pontos

aiziziye-gorsky-batum.jpg

Batumi

tulumbac-lar.jpg

Ottoman Turks

Wiesmann_roadster_05_1920x1200.jpg

Car wallpapers

00000619.jpg

Classic Cars wallpapers

Aviation_Wing_015818_.jpg

Aircraft Wallpapers

Tropical_Breeze.jpg

Nature Walpapers

1.jpg

Greece Walpapers

olum-yildonumu-yemek-lazlar.jpg

Peoples

Üye olup kendi fotoğraflarınızı yükleyebilirsiniz

Karalahana Photo Gallery


Karalahana'yı beğendiniz mi?

 



 İKİNCİ  PAYLAŞIM  SAVAŞI ÖNCESİ  GÜÇLER DENGESİ (II)

  İKİNCİ  PAYLAŞIM  SAVAŞI ÖNCESİ  GÜÇLER DENGESİ (II)

                                                                                                            Ahmet  HACALİŞİ  K.



FRANSA :

1.Paylaşım Savaşından sonra oluşan statükoyu muhafaza etmek isteyen Fransa’nın yaklaşan fırtına karşısındaki durumu çok sıkıntılıydı.Zira savaştan çok zarar görmüş, ekonomiyi istikrara kavuşturamamış ve işçi sınıfının yükselen direnişi yoğunlaşmıştı. 1926’dan sonra sanayisi olağanüstü bir gelişme gösteren ve.1929 krizinden sisteme daha az bağımlı olduğu için az etkilenen Fransız ekonomisi 1933’den sonra çökmeye başladı. İhracat malları giderek daha az rekabet edebilir duruma düştüğü için ithalat yüzde 60,ihracat ise yüzde 70 düştü. 1938’de sanayi üretimi on yıl öncesinin ancak yüzde 83’ü,çelik verimi yüzde 64’ü,inşaat yüzde 61’i,olarak gerçekleşti.En korkuncu ise ulusal gelirin 1929’dakinden yüzde 18 daha az olmasıydı.Ekonomi hızla zayıflar ve Almanya hızla silahlanırken askeri gücünü yeterli düzeyde artırması mümkün değildi.Sınıf mücadeleleriyle bölünen Fransız toplumu 1930’da tam bir çöküntü yaşıyor ve iç savaş eşiğinde bir toplum izlenimi veriyordu. Fransa askeri ve ekonomik olarak bu kadar çaresiz durumdayken İtalya ile Habeşistan bunalımında girişilen ve İtalya’yı Almanya karşısında müttefik olmaktan çıkarıp düşman haline getiren kavga,Fransa’nın gerisinde yeni bir faşist gücün kurulma ihtimalini beraberinde getiren İspanya İç savaşının başlaması ve Belçika’nın tarafsızlığa kayması diplomatik ve stratejik olarak sarsıntı yarattı.İthal kömüre yüzde 30,bakıra yüzde 100,petrole yüzde 99,kauçuğa yüzde 100 ve hayati önem taşıyan başka hammaddelere bağımlığı olan ve bunları İngiltere’den temin eden Fransa ekonomik nedenlerle ileride Almanya‘yla çıkacak bir savaş için İngiltere ile ittifak yapmak zorunda kaldı.

İNGİLTERE :

İngiltere 1930’lu yılların sonlarında epey büyük bir güç ve stratejik olarak pek çok üstünlüğe sahipti.Ancak konumu 20 yıl öncesine göre daha az güvenliydi.1920’lerdeki imalat verimi yavaşlamış,ekonomisi 1929 krizinden kökünden sarsılmıştı.İngiltere ihracatının yüzde 40’ını oluşturan tekstil üretimi üçte iki oranında,yüzde 10’unu bulan kömür beşte bir oranında düşmüştü.Çelik üretimi 1929-1932 arasında yüzde 45,pik demir üretimi yüzde 53 azalıp. dünya ticareti içindeki payı yüzde 14,15’den 1937’de yüzde 9,8’e düşmüştü.Almanya’nın hızla silahlandığı 1930’lu yıllarda İngiltere ekonomik sorunlar nedeniyle savunma harcamalarında 1938’e kadar artışa gitmedi.Bunda askeri çevrelerin “hayati çıkarların” aynı anda Almanya,Japonya ve İtalya karşı savunulamayacağı ve muhtemel müttefikler bulma ve yatıştırma diplomasisi izlenmesi gerektiği şeklindeki görüşlerinin de rolü vardı.Ekonomisi zayıf düşmüş ve stratejik olarak aşırı genişlemiş olan imparatorluğun Uzakdoğu’da, Akdeniz’de ve Avrupa’nın içindeki tehditlere karşı yatıştırma diplomasisine ihtiyaç vardı. Ancak konjonktür değişmişti.Japonya ve İtalya karşı safa geçtiği gibi kanat güç SSCB’de anti-faşist ortaklık talebi savsaklandığı için ihtiyatlı davranıyordu. Dikkat çekici olan bir önemli durum ise Amerika’nın 1935’lere kadar, İngiltere’nin Almanya ve Japonya’ya verilecek bir bölüm tavizler ile yatıştırma çabalarına karşı çıkan,askeri taahhütten kaçınan,Almanya’ya karşı askeri açıdan güçlenebilmek için İngiltere’nin borç almasını engelleyen böylece stratejisini bozan politikalarıydı.Sonuç olarak İngilizler 1930’ların sonlarında çözümü bulunmayan diplomatik ve stratejik bir açmaz içinde bulunuyordu.

RUSYA :

Savaş öncesi Rusya’nın gücü 1914-1918 çatışması ve iç savaş yüzünden korkunç derecede azalmıştı.Nüfusu 1914’de 171 milyonken 1921’de 132 milyona inmişti.Polonya,Finlandiya ve Baltık devletlerinin kaybı ile pek çok sanayi kuruluşu,demiryolları ve çiftlikleri elden gitmiş uzayan iç savaş geri kalanları tahrip etmişti.İmalattaki gerileme 1920’de,1913’deki verimin yüzde 13’üne inmişti.Savaş öncesinin yüzde 1,6’sı kadar demir cevheri,yüzde 2,4’ü kadar pik demir,yüzde 4’ü kadar çelik ve yüzde 5’i kadar pamuk üretiliyordu.Kişi başı ulusal gelir yüzde 60’tan fazla gerileyerek dehşet verici bir düzeye inmişti.Ancak NEP politikası ile 1926’ya gelindiğinde tarım ve sanayi verimi savaş öncesi düzeye çıktı.Ancak sanayinin gelişimini sağlamak ve düşman bir dünyada güçlü ordu oluşturmak için gerekli sermaye birikimini yaratabilmek üzere 1929’da tarımda sıkıntılı bir kolektifleştirme hayata geçirildi. Böylece GSMH’nin yüzde 25’i gibi büyük bir kaynak sanayi yatırımları için kullanılarak ekonomide olağanüstü gelişme sağlandı.Tarım kesiminde çalışanların oranı 1928-1940 arasında yüzde 71’den yüzde 51’e düşerken bu nüfusa hızla eğitim verildi.Bu dönemde hem Batının hem de Japonların saldırılarına kapalı olan Uralların ötesinde elektrik santraları,çelik fabrikaları ve başka fabrikalar kuruldu.1928-1937 arasında ulusal gelir 24,4 milyar rubleden 93,3 milyar rubleye, kömür verimi 35,4 milyon tondan 128 milyon tona,çelik üretimi 4 milyon tondan 17,7 milyon tona yükselmiş,traktör sayısı 40 kat artmıştı.1930’ların sonuna gelindiğinde sanayi verimi Fransa,İtalya,Japonya ve İngiltere’ninkini geçmişti.

Savaştan çıkan ve olası düşmanların kendisine tehdit yönelttiğini bilen SSCB, 1920’li yıllardan itibaren savunma bütçesine büyük pay ayırdı.Rusya’nın bir “tehlike bölgesinden” geçmekte olduğunu ve bunun en az 1919-1922 yılları kadar büyük bir tehdit yarattığının farkında olan Stalin sanayi veriminde ve ulusal gelirdeki artışla birlikte hızlı bir silahlanma politikası izledi.Japonya’nın Mançurya’daki saldırganlığı ve Alman yayılmacı emelleri yüzünden kaygıya düşen Stalin’in önünde, birbirlerinden binlerce mil uzakta harekat alanlarında yapılacak iki cepheli savaş ihtimali vardı.Diğer yandan düzenli ordu 1934’den sonra büyüme gösterse de kapsamlı eğitim programına rağmen savaş aygıtlarını yönetecek eğitimli personelden yoksundu.İlaveten 1937’de yüksek rütbeli subayların yüzde 80’inin tasfiye edilmesi de önemli bir zafiyet teşkil ediyordu. Bu iç ve dış koşullarda SSCB’nin güvenliği tehlikedeydi ve Stalin, güvenliği Batı ile birlikte sağlayacak politikalara ağırlık verdi.İspanya iç savaşında izlenen politikayı da bu politikanın sonucu olarak görmek gerekir.Moskova İspanya’da zafere ulaşacak sosyalist cumhuriyetin İngiltere ve Fransa’yı sağa doğru iteceğinden ve aynı zamanda Rusya’yı Franco’nun destekçisi olan İtalya ve Almanya ile açık bir çatışmaya sokacağından korkuyordu.Fransa ve Çekoslovakya ile 1935 tarihli anlaşmaya rağmen Almanya karşısında “halk cephesi” oluşturma çabalarının İngilizler tarafından engellenmesi, 1938 Münih anlaşması ile İngiliz,Fransız ve İtalyan’ların Almanya’nın Çekoslovakya işgaline göz yummaları,Stalin’in Batının esas niyetinin Almanya’yı doğuya yöneltme olduğu şüphesini doğruladı.Stalin’in silahlanma için zaman kazanmak amacıyla ideolojik düşmanıyla “yatıştırma siyaseti” politikası izlemesine neden oldu.

BİRLEŞİK DEVLETLER :

1.Paylaşım savaşından kazançlı çıkan Amerika 1920’li yıllarda son derece güçlüydü.Zaten en büyük mamul mallar ve yiyecek maddesi üreticisiyken buna ek olarak dünyadaki en büyük mali güç ve borç veren ülke haline geldi.Ancak 1930’lu bunalımlı yıllarda Büyük Güçlerin hepsinden daha çok geriledi.GSMH 1929’da 98,4 milyar dolarken 1932’de bu miktarın yarısına düştü.Hemen hemen 15 milyon işçi işini kaybetti.İhracatının değeri 5,24 milyar dolardan 1,61 milyar dolara düştü.Dünya ticaret içindeki payı yüzde 13,8’den yüzde 10’un altına düştü.Munih bunalımının olduğu 1938’de ABD’nin dünya imalat verimi içindeki payı yüzde 43,3’den yüzde 28,7’ye kadar düşmüştü.Çok büyük bir kapasite fazlasına sahip,ağır yapısal sorunları olmayan ama ekonomik bunalım nedeniyle yetersiz kullanılan Amerikan ekonomisi talepte görülen ve 1937-1938 yıllarındaki durgunluğun da olumsuz yönde etkilediği düşüşler yüzünden savaşa giderken durgunluk içinde olan uyuyan bir devdi.

TOPLU SAVAŞ

Amerika’yı yozlaşmış,melez bir devlet olarak gören Hitler, işgallerine yeniden başlamak için 1940’lar ortalarına kadar bekleyemeyeceğini zira o taktirde askeri dengenin İngiliz-Fransız-Amerikan kampından yana bozulacağının farkındaydı.Keza Japonya’da aynı şekilde, harekete geçmemesi halinde 1944’e gelindiğinde deniz gücünün Amerika’nın yüzde 30’una kadar gerileyeceğini hesaplıyordu.Her iki devlette, giderek daha büyük ölçüde süper güçlerin gölgesi altına giren bir dünyada,orta sıklet bir devlet olmaktan kurtulmak için kısa sürede harekete geçmek için güçlü bir stratejik sebebe sahipti.Böylece savaş başladığında İngiltere ve Fransa bir kez daha kendilerini Almanya karşısında buldular ve İngiltere Manş’ın ötesine kuvvet yollarken İngiliz-Fransız donanması da denizden ablukaya başladı.Ancak önceki savaşın aksine doğu cephesinin olmayışı ve SSCB-Alman anlaşması ile Rusya’dan akan hammaddeler ablukanın etkisini önlüyordu.1940’a gelindiğinde savaşın tarafları birbirlerine kesin bir üstünlük kuramayacak durumdaydı.

Hitler’in Haziran 1941’de Rusya’yı istila için aldığı karar savaşı tüm boyutlarıyla değiştirdi.Bunun stratejik olarak anlamı Almanya’nın çeşitli cephelerde çatışmak zorunda kalması ve böylece 1914-1917’deki açmazına geri dönmesiydi.Almanya Moskova kapılarına dayandığında, 1941 Nisan ayında imzalanan SSCB-Japonya tarafsızlık anlaşması Stalin’in imdadına yetişti.Stalin’i iki cephede birden savaşmaktan kurtardığı gibi iyi eğitimli,kışa dayanıklı tümenlerini Sibirya’dan çekerek Batıya sevkine yaradı.Savaşın kaderini değiştiren ikinci bir olay da Japonya’nın güney harekatına girişmesi oldu.Batı’nın Japonya ile olan ticarete ambargo koyması ve varlığını dondurması yüzünden Güneydoğu Asya’daki petrol ve hammadde kaynaklarının ele geçirilmemesi halinde birkaç ay içinde ekonomik yıkıma uğrayacağını anlayan Japonya kaçınılmaz olarak işgale giriştiğinde Amerikalıların seyredeceğini düşünmediğinden 1941 Aralık ayında Pear Harbor’a saldırdı.Bu saldırı ve Hitler’in Amerika’ya savaş ilanı savaşı global hale getirdi.Hiç kuşkusuz sanayi verimliliği tek başına askeri yeterlilik sağlayamazdı ama ABD’nin savaşa girmesi ile malzeme ve verimlilik tabanı, faşist saldırganlığa karşı ezici güç oluşturacak kaynakları ve imkanları müttefiklere sağladı.Böylece bir yıl sonra,Tocgueville’nin 1835’de iki kutuplu dünyanın doğacağına dair yaptığı tahmin de doğrulanmış oldu.
10.02.2012

Önceki bölümler

 2. Paylaşım Savaşı öncesi Güçler dengesi -1

İkinci Paylaşım Savaşı öncesi güçler dengesi 2

2. Dünya Savaşı Sonrası Stratejik Görünüm - 3


 

 

 

 

        

Karalahana.Com! Doğu Karadeniz Bölgesi gezi, kültür, tarih ve müzik rehberi © 2007 | Tüm hakları saklıdır