|
|

İKİNCİ
PAYLAŞIM
SAVAŞI ÖNCESİ
GÜÇLER DENGESİ (II)
Ahmet
HACALİŞİ
K.
FRANSA :
1.Paylaşım Savaşından
sonra oluşan statükoyu muhafaza etmek isteyen
Fransa’nın yaklaşan fırtına karşısındaki durumu
çok sıkıntılıydı.Zira savaştan çok zarar görmüş,
ekonomiyi istikrara kavuşturamamış ve işçi
sınıfının yükselen direnişi yoğunlaşmıştı.
1926’dan sonra sanayisi olağanüstü bir gelişme
gösteren ve.1929 krizinden sisteme daha az bağımlı
olduğu için az etkilenen Fransız ekonomisi
1933’den sonra çökmeye başladı. İhracat malları
giderek daha az rekabet edebilir duruma düştüğü
için ithalat yüzde 60,ihracat ise yüzde 70 düştü.
1938’de sanayi üretimi on yıl öncesinin ancak
yüzde 83’ü,çelik verimi yüzde 64’ü,inşaat yüzde
61’i,olarak gerçekleşti.En korkuncu ise ulusal
gelirin 1929’dakinden yüzde 18 daha az
olmasıydı.Ekonomi hızla zayıflar ve Almanya hızla
silahlanırken askeri gücünü yeterli düzeyde
artırması mümkün değildi.Sınıf mücadeleleriyle
bölünen Fransız toplumu 1930’da tam bir çöküntü
yaşıyor ve iç savaş eşiğinde bir toplum izlenimi
veriyordu. Fransa askeri ve ekonomik olarak bu
kadar çaresiz durumdayken İtalya ile Habeşistan
bunalımında girişilen ve İtalya’yı Almanya
karşısında müttefik olmaktan çıkarıp düşman haline
getiren kavga,Fransa’nın gerisinde yeni bir faşist
gücün kurulma ihtimalini beraberinde getiren
İspanya İç savaşının başlaması ve Belçika’nın
tarafsızlığa kayması diplomatik ve stratejik
olarak sarsıntı yarattı.İthal kömüre yüzde
30,bakıra yüzde 100,petrole yüzde 99,kauçuğa yüzde
100 ve hayati önem taşıyan başka hammaddelere
bağımlığı olan ve bunları İngiltere’den temin eden
Fransa ekonomik nedenlerle ileride Almanya‘yla
çıkacak bir savaş için İngiltere ile ittifak
yapmak zorunda kaldı.
İNGİLTERE :
İngiltere 1930’lu yılların sonlarında epey büyük
bir güç ve stratejik olarak pek çok üstünlüğe
sahipti.Ancak konumu 20 yıl öncesine göre daha az
güvenliydi.1920’lerdeki imalat verimi
yavaşlamış,ekonomisi 1929 krizinden kökünden
sarsılmıştı.İngiltere ihracatının yüzde 40’ını
oluşturan tekstil üretimi üçte iki oranında,yüzde
10’unu bulan kömür beşte bir oranında
düşmüştü.Çelik üretimi 1929-1932 arasında yüzde
45,pik demir üretimi yüzde 53 azalıp. dünya
ticareti içindeki payı yüzde 14,15’den 1937’de
yüzde 9,8’e düşmüştü.Almanya’nın hızla
silahlandığı 1930’lu yıllarda İngiltere ekonomik
sorunlar nedeniyle savunma harcamalarında 1938’e
kadar artışa gitmedi.Bunda askeri çevrelerin
“hayati çıkarların” aynı anda Almanya,Japonya ve
İtalya karşı savunulamayacağı ve muhtemel
müttefikler bulma ve yatıştırma diplomasisi
izlenmesi gerektiği şeklindeki görüşlerinin de
rolü vardı.Ekonomisi zayıf düşmüş ve stratejik
olarak aşırı genişlemiş olan imparatorluğun
Uzakdoğu’da, Akdeniz’de ve Avrupa’nın içindeki
tehditlere karşı yatıştırma diplomasisine ihtiyaç
vardı. Ancak konjonktür değişmişti.Japonya ve
İtalya karşı safa geçtiği gibi kanat güç SSCB’de
anti-faşist ortaklık talebi savsaklandığı için
ihtiyatlı davranıyordu. Dikkat çekici olan bir
önemli durum ise Amerika’nın 1935’lere kadar,
İngiltere’nin Almanya ve Japonya’ya verilecek bir
bölüm tavizler ile yatıştırma çabalarına karşı
çıkan,askeri taahhütten kaçınan,Almanya’ya karşı
askeri açıdan güçlenebilmek için İngiltere’nin
borç almasını engelleyen böylece stratejisini
bozan politikalarıydı.Sonuç olarak İngilizler
1930’ların sonlarında çözümü bulunmayan diplomatik
ve stratejik bir açmaz içinde bulunuyordu.
RUSYA :
Savaş öncesi Rusya’nın gücü
1914-1918 çatışması ve iç savaş yüzünden korkunç
derecede azalmıştı.Nüfusu 1914’de 171 milyonken
1921’de 132 milyona inmişti.Polonya,Finlandiya ve
Baltık devletlerinin kaybı ile pek çok sanayi
kuruluşu,demiryolları ve çiftlikleri elden gitmiş
uzayan iç savaş geri kalanları tahrip
etmişti.İmalattaki gerileme 1920’de,1913’deki
verimin yüzde 13’üne inmişti.Savaş öncesinin yüzde
1,6’sı kadar demir cevheri,yüzde 2,4’ü kadar pik
demir,yüzde 4’ü kadar çelik ve yüzde 5’i kadar
pamuk üretiliyordu.Kişi başı ulusal gelir yüzde
60’tan fazla gerileyerek dehşet verici bir düzeye
inmişti.Ancak NEP politikası ile 1926’ya
gelindiğinde tarım ve sanayi verimi savaş öncesi
düzeye çıktı.Ancak sanayinin gelişimini sağlamak
ve düşman bir dünyada güçlü ordu oluşturmak için
gerekli sermaye birikimini yaratabilmek üzere
1929’da tarımda sıkıntılı bir kolektifleştirme
hayata geçirildi. Böylece GSMH’nin yüzde 25’i gibi
büyük bir kaynak sanayi yatırımları için
kullanılarak ekonomide olağanüstü gelişme
sağlandı.Tarım kesiminde çalışanların oranı
1928-1940 arasında yüzde 71’den yüzde 51’e
düşerken bu nüfusa hızla eğitim verildi.Bu dönemde
hem Batının hem de Japonların saldırılarına kapalı
olan Uralların ötesinde elektrik santraları,çelik
fabrikaları ve başka fabrikalar kuruldu.1928-1937
arasında ulusal gelir 24,4 milyar rubleden 93,3
milyar rubleye, kömür verimi 35,4 milyon tondan
128 milyon tona,çelik üretimi 4 milyon tondan 17,7
milyon tona yükselmiş,traktör sayısı 40 kat
artmıştı.1930’ların sonuna gelindiğinde sanayi
verimi Fransa,İtalya,Japonya ve İngiltere’ninkini
geçmişti.
Savaştan çıkan ve olası
düşmanların kendisine tehdit yönelttiğini bilen
SSCB, 1920’li yıllardan itibaren savunma bütçesine
büyük pay ayırdı.Rusya’nın bir “tehlike
bölgesinden” geçmekte olduğunu ve bunun en az
1919-1922 yılları kadar büyük bir tehdit
yarattığının farkında olan Stalin sanayi veriminde
ve ulusal gelirdeki artışla birlikte hızlı bir
silahlanma politikası izledi.Japonya’nın
Mançurya’daki saldırganlığı ve Alman yayılmacı
emelleri yüzünden kaygıya düşen Stalin’in önünde,
birbirlerinden binlerce mil uzakta harekat
alanlarında yapılacak iki cepheli savaş ihtimali
vardı.Diğer yandan düzenli ordu 1934’den sonra
büyüme gösterse de kapsamlı eğitim programına
rağmen savaş aygıtlarını yönetecek eğitimli
personelden yoksundu.İlaveten 1937’de yüksek
rütbeli subayların yüzde 80’inin tasfiye edilmesi
de önemli bir zafiyet teşkil ediyordu. Bu iç ve
dış koşullarda SSCB’nin güvenliği tehlikedeydi ve
Stalin, güvenliği Batı ile birlikte sağlayacak
politikalara ağırlık verdi.İspanya iç savaşında
izlenen politikayı da bu politikanın sonucu olarak
görmek gerekir.Moskova İspanya’da zafere ulaşacak
sosyalist cumhuriyetin İngiltere ve Fransa’yı sağa
doğru iteceğinden ve aynı zamanda Rusya’yı
Franco’nun destekçisi olan İtalya ve Almanya ile
açık bir çatışmaya sokacağından korkuyordu.Fransa
ve Çekoslovakya ile 1935 tarihli anlaşmaya rağmen
Almanya karşısında “halk cephesi” oluşturma
çabalarının İngilizler tarafından engellenmesi,
1938 Münih anlaşması ile İngiliz,Fransız ve
İtalyan’ların Almanya’nın Çekoslovakya işgaline
göz yummaları,Stalin’in Batının esas niyetinin
Almanya’yı doğuya yöneltme olduğu şüphesini
doğruladı.Stalin’in silahlanma için zaman kazanmak
amacıyla ideolojik düşmanıyla “yatıştırma
siyaseti” politikası izlemesine neden oldu.
BİRLEŞİK DEVLETLER :
1.Paylaşım
savaşından kazançlı çıkan Amerika 1920’li yıllarda
son derece güçlüydü.Zaten en büyük mamul mallar ve
yiyecek maddesi üreticisiyken buna ek olarak
dünyadaki en büyük mali güç ve borç veren ülke
haline geldi.Ancak 1930’lu bunalımlı yıllarda
Büyük Güçlerin hepsinden daha çok geriledi.GSMH
1929’da 98,4 milyar dolarken 1932’de bu miktarın
yarısına düştü.Hemen hemen 15 milyon işçi işini
kaybetti.İhracatının değeri 5,24 milyar dolardan
1,61 milyar dolara düştü.Dünya ticaret içindeki
payı yüzde 13,8’den yüzde 10’un altına düştü.Munih
bunalımının olduğu 1938’de ABD’nin dünya imalat
verimi içindeki payı yüzde 43,3’den yüzde 28,7’ye
kadar düşmüştü.Çok büyük bir kapasite fazlasına
sahip,ağır yapısal sorunları olmayan ama ekonomik
bunalım nedeniyle yetersiz kullanılan Amerikan
ekonomisi talepte görülen ve 1937-1938
yıllarındaki durgunluğun da olumsuz yönde
etkilediği düşüşler yüzünden savaşa giderken
durgunluk içinde olan uyuyan bir devdi.
TOPLU SAVAŞ
Amerika’yı yozlaşmış,melez bir
devlet olarak gören Hitler, işgallerine yeniden
başlamak için 1940’lar ortalarına kadar
bekleyemeyeceğini zira o taktirde askeri dengenin
İngiliz-Fransız-Amerikan kampından yana
bozulacağının farkındaydı.Keza Japonya’da aynı
şekilde, harekete geçmemesi halinde 1944’e
gelindiğinde deniz gücünün Amerika’nın yüzde
30’una kadar gerileyeceğini hesaplıyordu.Her iki
devlette, giderek daha büyük ölçüde süper güçlerin
gölgesi altına giren bir dünyada,orta sıklet bir
devlet olmaktan kurtulmak için kısa sürede
harekete geçmek için güçlü bir stratejik sebebe
sahipti.Böylece savaş başladığında İngiltere ve
Fransa bir kez daha kendilerini Almanya karşısında
buldular ve İngiltere Manş’ın ötesine kuvvet
yollarken İngiliz-Fransız donanması da denizden
ablukaya başladı.Ancak önceki savaşın aksine doğu
cephesinin olmayışı ve SSCB-Alman anlaşması ile
Rusya’dan akan hammaddeler ablukanın etkisini
önlüyordu.1940’a gelindiğinde savaşın tarafları
birbirlerine kesin bir üstünlük kuramayacak
durumdaydı.
Hitler’in Haziran 1941’de
Rusya’yı istila için aldığı karar savaşı tüm
boyutlarıyla değiştirdi.Bunun stratejik olarak
anlamı Almanya’nın çeşitli cephelerde çatışmak
zorunda kalması ve böylece 1914-1917’deki açmazına
geri dönmesiydi.Almanya Moskova kapılarına
dayandığında, 1941 Nisan ayında imzalanan
SSCB-Japonya tarafsızlık anlaşması Stalin’in
imdadına yetişti.Stalin’i iki cephede birden
savaşmaktan kurtardığı gibi iyi eğitimli,kışa
dayanıklı tümenlerini Sibirya’dan çekerek Batıya
sevkine yaradı.Savaşın kaderini değiştiren ikinci
bir olay da Japonya’nın güney harekatına girişmesi
oldu.Batı’nın Japonya ile olan ticarete ambargo
koyması ve varlığını dondurması yüzünden Güneydoğu
Asya’daki petrol ve hammadde kaynaklarının ele
geçirilmemesi halinde birkaç ay içinde ekonomik
yıkıma uğrayacağını anlayan Japonya kaçınılmaz
olarak işgale giriştiğinde Amerikalıların
seyredeceğini düşünmediğinden 1941 Aralık ayında
Pear Harbor’a saldırdı.Bu saldırı ve Hitler’in
Amerika’ya savaş ilanı savaşı global hale
getirdi.Hiç kuşkusuz sanayi verimliliği tek başına
askeri yeterlilik sağlayamazdı ama ABD’nin savaşa
girmesi ile malzeme ve verimlilik tabanı, faşist
saldırganlığa karşı ezici güç oluşturacak
kaynakları ve imkanları müttefiklere
sağladı.Böylece bir yıl sonra,Tocgueville’nin
1835’de iki kutuplu dünyanın doğacağına dair
yaptığı tahmin de doğrulanmış oldu. 10.02.2012
Önceki bölümler
2. Paylaşım Savaşı öncesi Güçler dengesi
-1
İkinci Paylaşım Savaşı öncesi güçler dengesi 2
2.
Dünya Savaşı Sonrası Stratejik Görünüm - 3
|
|
| |